25 Şub 2009

"2"




x-ist 19 Şubat – 14 Mart 2009 tarihleri arasında Sena’nın 2. kişisel resim sergisine ev sahipliği yapacak.

2006 yılında Londra’da University of Arts-Central Saint Martins’te grafik sanatlar bölümünden mezun olan Sena, 2005 senesinden günümüze sanat projeleri geliştirmeyi sürdürüyor. Sanatçı, yurtiçi ve yurtdışında eserleriyle yer aldığı etkinliklerden kazandığı deneyimlerle, durduğu noktayı şu şekilde tanımlıyor:

“Resim yapmanın bir bilgi transferi olduğunu anladığımdan beri kodlama, işaretler, semboller ve simgelerle ilgileniyorum. Etrafımızı sarmalayan bu görünenler ve görünmeyenler dünyasının çevirisini yapıyorum. Resim ve diğer formlar sayesinde bulduğum yanıtları sizlere ve geleceğe aktarıyorum. Aşk’a ve O'nun gücüne inanıyorum. Sahip olduğum ve doğruluğundan emin olduğum en değerli şey bu sanırım.”

Sergi isminin “2” olmasının ilk nedeni, Sena’nın 2. kişisel sergisi olması. Diğer nedenler ise sanatçıya özel bir anlam boyutunda değer kazanıyor:

“Dünyaya hepimizin bir bütünün iki yarısından biri olarak geldiğimizi düşünüyorum. Dünyadaki her şey de bu ikilik sistemler üzerine kurulu. Bunu hepimiz biliyoruz. Doğru-yanlış, kadın-erkek, savaş-barış, iyi-kötü, gece-gündüz, karanlık-aydınlık, geçmiş-gelecek, sen ve ben… Bu liste uzayıp gidiyor. Sizden ricam, bütüne ait olduğunuzu unutmamanız. Yaptığımız her şey bütünü ve bir sonrakini etkiliyor. Bilin ki ikiniz, her şeyi değiştirebilirsiniz.”

Sena; 2005-2006 arası, Türkiye’de sokaklarda yaşayan çocuklara dikkat çekmek ve halka bu konuda farkındalık getirebilmek amacıyla gerçekleştirilen ARTI PROJE’yi başlattı. Bu proje, 2005 yılı içerisinde Londra- Central Saint Martins Sanat Üniversitesi’nde üretilen en iyi 10 projeden biri olarak seçildi. 2006, 2007 ve 2008 yıllarında Contemporary İstanbul Sanat Fuarı’na yapıtlarıyla katılan Sena, 2008’de 1. Uluslararası Tahran Bienali’nde ve İsveç’te gerçekleşen “Genç İstanbul” sergisinde resimlerini sanatseverlerin ilgisine sundu. “BİR” adlı ilk kişisel sergisini 2008’de İstanbul’da açan sanatçının 2. solo sergisi “2”, 19 Şubat-14 Mart 2009 tarihleri arasında Galeri x-ist’te görülebilir.

"PARALAKS" İSTANBUL’DA GEÇEN BİR KARA MİZAH ÖYKÜSÜ




x-ist, 22 Ocak – 14 Şubat 2009 tarihleri arasında Alp Sime’nin 3. kişisel fotoğraf sergisine ev sahipliği yapacak.

Alp Sime 2002 yılında açtığı ilk kişisel sergisi ile sanatseverlerin yoğun ilgisi ile karşılaşmış, 2003 yılında yayınladığı bir dizi fotoğraf ile basın ve okurlar arasında hararetli tartışmalara sebep olmuştu. Bir önceki kişisel sergisini 2006’da Atina’da açan Sime’nin yeni çalışması “PARALAKS” 22 Ocak’ta İstanbul’da sanatseverlerin takdirine sunuluyor.

Neslinin en saygın fotoğrafçılarından birisi olarak kabul edilen Sime, sergisinde, İstanbul’da yaşayanların karşılaştıkları görüntüler ve görüntülerin duygular üzerinde kurduğu hakimiyeti ele alıyor.

Gecmiş eserlerinde de ayrı kalamadığı bilinçaltı teması, PARALAKS’da sosyal eleştiri öğeleri ile birleşip kara mizah yüklü bir evreye geciyor.

Yorumlanmayı bekleyen bir rüya günlüğünü andıran çalışmalar yalınlıkların kattığı vurgu ile uzun süre akıllardan çıkmayacak.

"BAZI YANLIŞLAR DOĞRULARI GÖTÜRMEZ"


x-ist, Seda Hepsev’in ‘Bazı Yanlışlar Doğruları Götürmez” adlı sergisiyle sezona devam ediyor. 2007’de x-ist’te açılan "Yutan Eleman" adlı sergisiyle büyük yankı uyandıran Seda Hepsev’in yapıtlarından oluşan yeni sergisi 25 Aralık 08 – 17 Ocak 09 tarihleri arasında x-ist’te görülebilir.

Seda Hepsev 2007 yılında x-ist’te açtığı kişisel sergisi Yutan Eleman’da, statü ve sınıflarıyla çatışan davranışlar içinde erkek figürleri üzerinden toplumsal cinsiyet, kadın ve kimlik
meselelerine eğilmişti.

Yeni sergisinde Hepsev, toplumun kadrajını belirlediği bireyin fotoğraf aracılığıyla temsilini ve bu bireyin aile kurumu içindeki konumunu sorgulamaktadır. Sanatçı, vesikalık fotoğrafların yanı sıra, düğün kutlama gibi aile fertlerini bir araya getiren “kusursuz hatıra fotoğrafları”nı, yaptığı ufak müdahelelerle yeniden biçimlendirip tuvale aktarmıştır.

Bir anlamda portre resim geleneğine ihanetini Seda Hepsev şu şekilde açıklamaktadır:
"Aileyi, içinde cinsiyet, iktidar, ekonomi olgularının yoğun olarak yaşandığı bir kurum olarak düşünmek benim için önemli. Buna karşın, ailenin devamlılığı beklenen, sarsılmaz, kutsallığı kabul edilmiş ve tartışılmayan bir tarafı da var. Aile fotoğraflarında ise bu dokunulmaz hal, en kusursuz şekliyle temsil edilmeye çalışılıyor. Özellikle de evlilik, kutlama gibi aile fertlerini bir araya getiren anlar, fotoğraf aracılığıyla bir kez daha tasdiklenmiş oluyor. Ben bu onaylanmış görüntülere müdahale ederek, aile kurumunun sarsılmaz yapısında belki hafif bir titreşim hissettiriyorum. Bu aynı zamanda portre resim sanatındaki toplumsal kimliğin temsil alanına da yapılmış bir müdahale. Çünkü olumlanması istenen bir görüntü hiç olmaması gereken bir duruma dönüşüyor.”

Hepsev’in önceki yapıtlarında görülen foto-gerçekçi yaklaşım, bu sergideki işlerde, yapıtın yaklaşınca algılanacak anlam katmanı ihtiyacı içinde eriyen niteliktedir.